Pembe Gri (2008)

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Kısa Filmler
Pembe Gri (2008)

Pembe Hayat Tiyatro Topluluğu’nun sahnelemiş olduğu ‘Pembe Gri’ isimli oyundan yola çıkarak hazırlanmış olan kısa film Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneğinin oluşum sürecini anlatan film bir tren yolculuğu ile başlar. Yolculuk aynı zamanda transgender bireylerin yaşamlarına ve mücadelelerine yapılan bir yolculuktur.

Yönetmen : Emre Yalgın
Görüntü Yönetmeni : Alper Şen
Yapımcı : Özgür Ahmet Özyeğen
Kurgu : Emre Yalgın
Müzik : Kerem Uygun
Süre : 27′ 30”

Pembe Gri tiyatro oyunu hakkında;

Apliklerin kapanması ile beraber Dezo’nun (Oyundaki karakterler gerçegi yansıtmalarının yanı sıra gerçek hayattaki isimleri ile yer almaktalar.) evine misafir oluyoruz. Sehpa darma dagan olmuş, eşyalar saga sola saçılmıştır. Transfobilerine yenik düşüp ev baskını yapan magandaların elinden zor kurulmuş olan Dezo bu konuda birşeyler yapmaya kararlıdır ancak gelin görün ki diger arkadaşları pek oralı degildir. Gerek kendi yaşamlarının içinde boguldukları sorunlar olsun gerekse alıştıkları bu düzenden dolayı baskılara boyun eğip malını isteyene malını, canını isteyene canını vermeye razıdırlar.

Melis’in hastahane masraflarını karşılaması için hiçbir çıkar yolunun kalmamış olması, Selay’ın yüzüne kapanan iş kapılarıdır onları seks işciligine sürükleyen. Toplum kendi kendine madem tek düşündükleri seks degil o zaman düzgün bir işte çalışarak para kazansınlar desede anlamaz ki yine kendi oldugunu iş vermeye gelince HAYIR diyenin. Onlar konuşandır, dinlemesini bir türlü becerememiş konuşanlardır.

Selay yıllar önce kuzeni ile evlendirmek istenince kaçmıştır ailesinin yanından, evet erkek bedenidir sahip oldugu ama bilir içinde bir kadın oldugunu ama anlatamaz kimseye bunu ve başlar kaçış hikayesi. İçten içe Cabbar’ı sever, onun için canını bile vermeye hazırdır ancak gelin görün ki Cabbar hiç oralı degildir. Aklı yıllar sonra çıkıp gelmiş abisi İsmaildedir, köşe bucak kaçmaktadır ondan.

İsmail ise içten içe sevmektedir kardeşini, hala unutumaz küçükken yaşadıkları bisiklet maceralarını ama toplum onlarıda ezmiştir. Dönme olmuştur biricik kardeşi ve milyonlarca küfüre denktir toplumun sözlüğünde dönme kelimesi. Topluma karşı eğilen boyun unutturamasada kardeş özlemini geçiştirmeye yetmektedir İsmail’in kalbindeki kardeş sevgisini.

Birgün Dezo çark sırasında görür İsmaili, yanaşır yanına ve konuşmaya başlar onunla. Tek problem aslında konuşamamaktır taraflar arasında ve hani küçük bir kıvılcım bile yeter ya kocaman ormanları yakmaya işte öyle başlar Dezonun konuşmaları ile İsmailin içindeki kardeşi sevgisi alevlenmeye.

Çok geçmeden Dezonun başka bir ev baskınında öldürülmesi ile Selay karar verir arkadaşının misasını devralmaya ve dernek hakkında çalışmalara başlar. Abisinin de destegi ile yeni bir yolculgun eşidindedir. Yolculuk çoktan griden pembeye geçiş yapmıştır…